24 Mayis 2017 Çarşamba
 
 
Site İçi Arama  
 
 Mail List  
Gelişme ve gücellemelerden haberdar olmak istiyorsanız Mail Listimize Katılın!..
Katıl Çıkart

KOKULAR ve ETKİLERİ

Selma DOKUMACIGİL
Yine ABD'de bir süpermarkette, unlu mamuller reyonuna yeni pişmiş ekmek kokusu verildikten sonra satışlarını üçe katlamıştır.Bir iş yerinde molalar sırasında ortama lavanta kokusu verilmesinin iş performansında düşüşü önlediği belirlenmiştir.

Selma DOKUMACIGİL
sdokumacigil@hotmail.com

 

 

KOKULAR VE ETKİLERİ

 

En önemli duyularımızdan biri olan koku alma; beynimizin duygu, hafıza ve yaratıcılığını etkileyen kısmında yer alır. İnsanda koku duyusu, günlük duyguların %75’ini etkiler ve hafızada önemli bir yeri vardır. İnsanlar, onbinin üzerinde koku türünü birbirinden ayırt edebilmektedir.

Koku; teneffüs yoluyla burundan koku reseptörleriyle etkileşime geçmektedir. Koku reseptörleri, bu bilgiyi beynimizin limbik sisteminde bulunan koku alma merkezine iletir. Limbik sistem hafıza ve duyguları kontrol eder; iştah, sinir sistemi, konsantrasyon, vücut sıcaklığı etkiyen hormonların salgılanmasını kontrol eden hipofiz bezi ve hipotalamus alanı ile bağlantılıdır.

İnsanların yaşamları boyunca her üç ayda bir yüz milyon civarında koku hücresi yenilenir. Böylece yaşımız ilerledikçe koku alma duyusu azalmıyor ya da kaybolmuyor. Mesela 20 yaşında bal çiçeği kokusunu nasıl algılıyorsak 70 yaşında da öyle algılarız.

İnsanların koku alma duyusu zaman içinde değişebilir. Kokuların iyi ya da kötü olması durumunu; kokular çok güçlü olmadıklarında zorlanırlar. Bu durum kokusal adaptasyon olarak isimlendirilmektedir. Bir kokuya adapte olmak bir saat gibi zamanda gerçekleşmektedir. Mesela yeni boyanmış eve ilk girdiğimizde yoğun bir boya kokusu algılarız. Fakat evde zaman geçirdikçe bu kokuyu algılamamaya başlarız. Ve bizi artık rahatsız etmez. 

Koku veren maddenin havaya yaymış olduğu moleküllerin en az on milyon adede ulaşması gerekmektedir. Bu sayıya ulaşmadığı zaman koku alınamamaktadır. Havaya yayılan bu moleküllerin yeterli olduğu durumlarda da koku alamayan hastalığa anosomi denilmektedir.

Kokuların insan yaşamı üzerindeki etkileri önemlidir. Güzel bir koku alan insan; kendini mutlu ve coşkulu hissetmekte, bazı kokular sinirleri yatıştırıp, sakinleştirmekte, bazıları kötü anıları hatırlatmakta, bazıları alerjen durumlar oluşturmakta, bazıları iştahımızı artırmakta, bazıları özlem duygusu uyandırmak gibi birçok duyguları hissetmemizi sağlamaktadır. Bu kokular sabah kahvaltısındaki kızarmış ekmek kokusunda, uzun zaman kullanmadığımız eski parfümde, alınan mektupta, egsoz dumanında, aldığımız çiçekte, uğradığımız bankada, gittiğimiz her yerde ve bir anda herhangi bir duyguyu hissetmemizi sağlamaktadır.

Kokular, duygularımızı harekete geçirdiği gibi aynı zamanda bilinçli olarak farkına varamayacağımız bazı istek ve davranışlarda bulunmamıza da neden olur. Mesela parfümler insan üzerinde o kadar etkilidir ki, büyük bir sektörün doğmasına neden olmuştur. Ayrıca kokuların, ayinlerde ve kutsal törenlerde kullanılması veya mevlitlerde gülsuyu verilmesi ise; ortamdaki insanların şuurlarında değişik bir hal oluşturmaktır.

Nazar değdiğini hisseden kişinin evini tütsülemesi çok eskiden beri uygulanan bir yöntemdir. Buradaki amaç yine kokunun insan üzerindeki meydana getirdiği farklı şuur etkisidir. Böylece nazarın yarattığı kötü titreşim alanını değiştirip, tütsünün titreşim alanı içine sokarak kişiyi nazarın etkisinden çıkarmaktır.

Koku üzerinde çalışmalar giderek yayılmış, hoş kokuların işyeri üretkenliğini artırdığı, sağlık ve tıbbi durumlara da yardımcı olduğu tespit edilmiştir.

ABD'de bir kumarhanede gerçekleştirilen bir denemede, test alanına hoş bir koku verildikten sonra kumar gelirlerinde %48'lik bir artış sağlandığı görülmüştür.

1989'da gerçekleştirilen bir denemede ise müşterilerin, esanslandırılan bir mücevher mağazasını gezmek için daha fazla zaman harcadıkları görülmüştür.

Yine ABD'de bir süpermarkette, unlu mamuller reyonuna yeni pişmiş ekmek kokusu verildikten sonra satışlarını üçe katlamıştır.

Bir iş yerinde molalar sırasında ortama lavanta kokusu verilmesinin iş performansında düşüşü önlediği belirlenmiştir.

Japonya'da, kokuların ve esanslı yağların Alzheimer hastalığının tedavisi üzerindeki etkileri araştırılmaktadır.

Araştırmalar, ayrıca, belirli bir kokuya sürekli maruz kalmanın kilo vermeye yardımcı olduğunu göstermiştir.

Avustralya'da bir üniversitede Alzheimer, Huntington ve Parkinson hastalıkları ile şizofreni ve obsesif-kompulsif bozukluk gibi beyin hastalıklarının teşhisi kokular kullanılarak gerçekleştirilmektedir.

Yaygın olarak kullanılan temizlik ve anti bakteriyel ürünlerde de çeşitli esanslı yağlar kullanılmaktadır.

Esanslı yağlar, uzun yıllardan beri öksürük tedavisinde de kullanılmaktadır.

1955'te gerçekleştirilen bir araştırma, 21 farklı çeşit esanslı yağın, 3 saat içerisinde sağlık sorunlarına yol açabilecek çeşitli mikropları azalttığını ya da tamamen yok ettiğini göstermiştir.

İngiltere'de birçok hastanede enfeksiyonların yayılmasını önlemek amacıyla havaya çam yağı buğusu verilmektedir.

 

 

Bu Haber 1628 Defa Okunmuştur...
Bu Yazı İçin Yapılan Yorumlar
TÜM YORUMLAR
Topam 0 Yorum Yapılmıştır...

 

 

BU YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
KOKULAR ve ETKİLERİ
GÜVEN
SPOR YAPMAK
Tel : 0 342 220 49 00 ( 3 hat ) Fax : 0 342 220 50 71
Degirmiçem Mahallesi 14 Nolu Sokak No : 8 Kat : 4 / 12 27090 GAZIANTEP e-mail : info@firatymm.com
 
Bu Site Cemrenet İnternet Hizmetleri Tarafından Yapılmıştir.