19 Aralik 2018 Çarşamba
 
 
Site İçi Arama  
 
 Mail List  
Gelişme ve gücellemelerden haberdar olmak istiyorsanız Mail Listimize Katılın!..
Katıl Çıkart

KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM

Hüseyin BOZKURT
Kimileri yeni kültüre alışmaya ve kendi kültürünü unutmaya, kimileri ise o şehirde kendi kültürlerini yaşamaya devam ederek o şehrin kültürünü aşındırıyorlar.

Hüseyin BOZKURT
Yeminli Mali Müşavir
huseyinbozkurt@firatymm.com

        

              GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM..!


               Bölgeler arası gelişmişlik farkı, fiziki yapı, tahsil görme, işsizlik, terör vb. nedenlerle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizden batıya doğru büyük illere ve il merkezlerine yoğun bir göç yaşandığı bilinen bir gerçektir. Batıda ise il merkezlerine köyden göçler olmaktadır. Göçlerin önemli sebeplerinden biri de topraksızlık, toprağın yeterince verimli işletilememesi ve dolaysıyla köyde geçimin yapılamamasıdır. Köylerde, nüfus azaldığı gibi, kalanların da yaşlılar olduğu acı bir gerçektir. Köylerimizde, kırk-elli yıl önceki tarım ve hayvancılık potansiyelinin bile olmadığını görmekteyiz. Tarım ve hayvancılık yok olmaktadır.
               Oluşan bu göçler sayesinde ise; büyük şehirlerimizde işsiz, amaçsız, şehir yaşamına alışamamış insan yığınları görüyoruz. Moda tabirle, varoş dediğimiz gecekondu mahallelerinin oluşması da bu şekilde olmaktadır. Bu insanlar, sahip oldukları geçim derdi yanında, şehirde onları bekleyen sorunlarla da mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar. Köyde sahip çıkabildikleri çocuklarını şehir yaşamında kontrol edememekte ve yaşanan sıkıntılar daha da artmaktadır. Kendi kültürlerini yeterince yaşayamadıkları gibi, yaşamaya kalktıklarında ise geldikleri yerin kültürü ile ters düşmektedirler. Kimileri yeni kültüre alışmaya ve kendi kültürünü unutmaya, kimileri ise o şehirde kendi kültürlerini yaşamaya devam ederek o şehrin kültürünü aşındırıyorlar. Köyünde kendi yağında kavrulan, üretken ve ihtiyaçlarını kendi karşılayan insanlar, şehirde devletin ve kişilerin yardımlarına muhtaç hale gelmektedir. Gelenlerin çok azı kültürünü bırakıp uyum sağlarken, büyük kısmı daha da yoksullaşmakta ve geldiği şehrin düzenini de bozmaktadır.

              Kendi kültürü ile mutlu olmak varken, maddi ve manevi olarak sıkıntı içinde yaşamak zorunda kalıyorlar. Sadece yaşamak mı? Ya kaybettikleri, ödenen ağır bedeller, kaybolan değer ve kültürlere ne demeli? Yıkık dökük bırakılan kerpiç evler, kimsesiz kalan ata mezarları, ayrı kalınan akrabalar, yazları ve bayramlarda uğranılan ama içler yakan çocukluk anıları ve atadan kalma tarla, bağ ve bahçelerimizin bakımsızlığı da cabası. Çocukların köyün değerlerine olan yabancılığını görmek ise ayrı bir sızı.

               Tüm bunlar neden yaşanıyor? İnsanlar köylerinde kalarak daha mutlu olamazlar mı? Bunun için neler yapılmalı? Devlet bu konuda nasıl bir rol üstlenmeli? Devleti yönetenler; tüm zenginliği ile Anadolu da bakir topraklarımızı ve çiftçimizi bilinçlendirip köyünde tutmak için nasıl bir çaba içindeler acaba? Aslında, kimliğini ve kültürünü kaybederek şehirlerde yaşamak zorunda kalan insanların yaratacağı sorun ve bütçeler; onları köyünde tutmaktan daha ağır bir fatura çıkarmıyor mu? Bölgemizdeki hayvancılık projeleri, sulama ile ilgili çalışmalar, bu konuda umut vermekte ise de; bunların bilinçli, acil, gerçek hak sahiplerine yapılması ve yaygınlaştırılarak, köylünün desteklenmesi gerekir.

               1927 yılında nüfusun %76; sı köy ve kasabalarda yaşarken, 2007 yılı sonu itibariyle bu oran %29;,5 düşmüş. Asıl ürkütücü sonuç; 2010 yılı sonuçlarına göre bu oranın %23;,7 ‘ye düşmüş olmasıdır. Üç yıldaki düşüş %6; dır. Böyle giderse, 10 yıl sonra köylerimizde çalışmayı, sulamayı, modern çiftçiliği öğretecek insan kalmayacak. Yiğidimiz varken at bulamıyorduk, at buluna kadar yiğit kalmayacak.

              Acilen, ülke çiftçimizin tohumdan sofraya kadar insan ve hayvan sağlığına yönelik katkı ve kalıntı maddeleri içermeyen üretim yapmalarını sağlayarak, aranan kaliteli üretim teşvik edilmeli ve çiftçi eğitilmelidir. Tarım, teknoloji ile desteklenerek bilinçli yapılmalı, damlama sulama, tohum, damızlık, organik tarım, pazarlama, alt yapı hizmetleri, sosyal güvenlik ve tarımsal örgütlenmeler sağlanmalı ve desteklenmelidir. Böylece, köylü köyüne dönmeli ve köylerimizdeki nesilden nesile aktarılan öz ve saf Anadolu kültürlerimiz yok olmamalı ve bayırlardaki kır çiçekleri gibi rengarenk, buram buram kokmaya devam etmelidir Anadolu…

NOT: 05.07.2011 tarihli Ulusal DÜNYA gazetesinde yayımlanmıştır. 

Bu Haber 2080 Defa Okunmuştur...
Bu Yazı İçin Yapılan Yorumlar
TÜM YORUMLAR
Topam 0 Yorum Yapılmıştır...

 

 

BU YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
Şirket yöneticilerine maaş
DEĞER VERMEK
NEDEN ANONİM ŞİRKET?
Poğaça, Kdv Oranları Ve Vergi Bilinci
Yönetimde muhasebenin önemi
Şirket ort. bilgi alma hakkı
CARİ HESAP
KARARSIZLIK
PAYLAŞMAK
GİTMEK
Maliyetsiz Satın Alma Gücü: Nezaket
GÜLMEK
5N 1K
HOŞGÖRÜ
KAPI
YALAN
ÖFKE
DÜŞÜNMEK
DOSTLUK
SUÇLAMAK
Tel : 0 342 220 49 00 ( 3 hat ) Fax : 0 342 220 50 71
Degirmiçem Mahallesi 14 Nolu Sokak No : 8 Kat : 4 / 12 27090 GAZIANTEP e-mail : info@firatymm.com
 
Bu Site Cemrenet İnternet Hizmetleri Tarafından Yapılmıştir.