19 Aralik 2018 Çarşamba
 
 
Site İçi Arama  
 
 Mail List  
Gelişme ve gücellemelerden haberdar olmak istiyorsanız Mail Listimize Katılın!..
Katıl Çıkart

CARİ HESAP

Hüseyin BOZKURT
Öncelikle bir firma ile çalışırken nakit, çek, senet almıyorsak ve açık hesap şeklinde alış ya da satış yapıyor ve bedelini sonradan tahsil ediyorsak, karşılıklı mal alış verişi yapıyorsak o firma ile mutlaka yazılı “CARİ HESAP SÖZLEŞMESİ” yap

 Hüseyin BOZKURT
Yeminli Mali Müşavir
huseyinbozkurt@firatymm.com

                    CARİ HESAP VE SÖZLEŞMESİ

                     Cari hesap, iki kişinin bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker  teker ve ayrı ayrı  istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem  alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşmeyle kurulan açık hesap şeklinde gerçekleşen vadesiz bir kredili çalışma sistemi ve tutulan hesabın ismidir.
                      Eski TTK ‘da yer almasına rağmen, ticari hayatta büyük kurumsal firmalarda sözleşme ile oluşturulan cari hesap çalışma sistemi, KOBİ diye tanımladığımız küçük ve orta boy işletmelerimizde uygulanmasına rağmen yazılı bir hukuki dayanağı  bulunmamakta idi. Bu yüzden bir çok firma sıkıntılar yaşıyor, kayıplara uğruyordu. Hatta cari hesap sözleşmesi yapılmadığından ya da cari hesabın gerekleri yerine getirilmediğinden, şu gün bile mahkemelerde bir çok haklı haksız alacak davalarının sürdüğü bilinen bir gerçektir. Alacağın ödenmiş olmasına rağmen muhasebe kayıtlarında açık görülmesi, bankalar kanalıyla ödeme yapılmamış olması ve teyit mektubu alınmamış olması gibi eksiklikler, firmaları bir borcu iki defa ödeme zorunda bile bırakabilmektedir.

                       Yeni TTK da cari hesap; kanunun 89 ve izleyen maddelerinde yeniden düzenlenmiştir. En önemli değişiklik ise, yazılı yapılmayan cari hesap sözleşmelerinin geçerli olamayacağıdır. Eskiden taraflar sözlü anlaşıp, yıllarca çalışıyorlardı. Taraflardan biri sıkıntı yaşayıp dava konusu yapıldığında mahkemelerce yazılı olmasa bile cari hesap uygulamalarına itibar ediyorlardı. Ancak, taraflardan yasa hükümlerine uygun hareket eden taraf daima haklı çıkıyordu. Cari hesap kayıtlarını muhasebede doğru düzgün tutmamış bilinçsiz firmalar, hukuk karşısında hep kaybediyorlardı.
                       Yeni yasa, cari hesap şeklinde çalışmaların artık yazılı bir sözleşmeye dayanması gerektiğini şart koşmuştur. Aksi halde geçersiz olacaktır. Yasa hükmü karşısında  yazılı sözleşme yapmayanların haklarını aramada sıkıntı yaşayacakları kesindir.

                  Sözleşme yapılsa bile, sözleşme hükümleri ve bunların uygulanması önem arz etmektedir. Sadece sözleşme yapmak her şeyi çözmemektedir. Sözleşme hükümlerini de hayata geçirmek gerek. Konu ile ilgili yasa hükümleri  kanunun 89 ila 101 inci maddelerde yer almaktadır. Dileyen yasa maddelerinden daha detaylı bilgi edinebilir.  Biz burada, konunun önemli kısımlarını irdeleyerek yapılan değişikliğe ve CARİ HESAP’ın ticari hayattaki yeri ile firmalara getireceği  külfet ve risklere dikkat çekmek istedik.

                   Öncelikle bir firma ile çalışırken nakit, çek, senet almıyorsak ve açık hesap şeklinde alış ya da satış yapıyor ve bedelini sonradan tahsil ediyorsak, karşılıklı mal alış verişi yapıyorsak o firma ile mutlaka yazılı “CARİ HESAP SÖZLEŞMESİ” yapılmalıdır. Sözleşmelerde bulunması gereken bilgiler önemli olup, internetten örneğini bulmak mümkün. Özellikle, hesaplaşma tarihi, teyit şekli, faiz istenip istenmeyeceği, işle ilgili olmayan verilen alınan paraların borç veya alacaktan düşülüp düşülmeyeceği gibi bir çok önemli konu sözleşmede bir esasa bağlanmalıdır. Cari hesaba istinaden verilen senetler yasa hükmü gereği tahsil edilmedikçe car hesaptan düşülmezler.

                  Öncelikle cari hesapla ilgili muhasebe kayıtları doğru tutulmalıdır. Tutarı ne olursa olsun ödemelerin mutlaka banka kanalıyla ve bizzat borçlu ya da alacaklının adına ödenmesinde fayda vardır. Cari hesaba kaydedilecek alış ya da satış faturalarının da doğru belirlenmesi ya da düzenlenmesi önemlidir.  Cari hesaba kaydedilecek alış ve satışlar mutlaka AÇIK FATURA şeklinde düzenlenmiş olmasına dikkat edilmelidir.

                  Öte yandan, cari hesaptaki  alacak bakiyesinin istenmesi ve faiz istenebilmesi hesaplaşma sonucuna bağlanmıştır. Dolaysıyla hesaplaşma önemlidir. Hesaplaşma tarihi sözleşmede belirtilmemişse, ticari teamülde de yer almıyorsa hesap dönemlerinin son günü, yani genel olarak 31 Aralık günüdür. Bu tarih itibariyle her yıl hesaplaşma yapılmalıdır. Hesaplaşmada borç alacak farkı belirlenip protokol ya da karşılıklı teyit mektubu ile belirlenir. Taraflardan birinin gönderdiği hesap cetveli ve bakiyesine, karşı taraf bildirimi aldığı tarihten itibaren bir ay içinde noter, taahhütlü mektup, telgraf veya elektronik imzalı haberleşme aracı ile itiraz etmemiş ise bakiyeyi kabul etmiş sayılmaktadır. Onun için hesap teyitleri çok önemlidir. Yoğun çalışılan firmalara hiç olmazsa 3 ayda bir, ama her halükarda yıl sonlarında mutlaka mutabakat, alacak bakiyesi ve teyitleşme yapılmalıdır. Zira hesaplaşma  sonucu bakiye belli olacak ve bakiyenin yasal yollardan istenmesi ve faiz talep edilmesi buna bağlıdır.
                  Kanunun 95 inci maddesine göre hesaplaşma sonucu belirlenen bakiyeye normal faiz hakkı işlemeye başlar. Bileşik faiz uygulanmaz. Sözleşmeye de bileşik faiz hükmü konulamaz. Konulsa bile geçersiz sayılır. Cari hesap sözleşmelerinde 3 aydan aşağı olmamak üzere; hesap bakiyelerine faiz uygulanmasına dair hüküm koyabilirler. Hüküm yoksa, her yılın sonunda hesaplaşmadan sonra faiz işletilebilir. Faizler, ana paraya eklenebilir.

                  Bir diğer önemli husus ise 97 nci maddede belirlenmiş olup, hesaplaşma ve bakiye belirleme yapıldıktan sonra tarafların yıl içindeki borç ve alacak durumlarının hepsi sona erer. Sadece bakiye geçerli olur. Yani bariz hatalar hariç geçmişe dönülüp borç alacak iddiası ortadan kalkar. Sadece anlaşılan bakiye borç geçerli olur.

                  Cari hesap sözleşmelerinde sona ereceği süre belirtilmiş ise bu sürede sona erer. Belirtilmemişse, taraflardan birinin yazılı fesih istemi üzerine veya taraflardan birinin iflası ile sona erer. Süre yok ise, feshedilinceye kadar yıllarca aynı sözleşmeye göre cari hesap şeklinde çalışma yapılabilir.

                Amacımız sizlere cari hesap (açık hesap) çalışma sırasında riskler yaşamamak için konunun önemine dikkat çekmek, sözleşmesiz çalışmayacağını hatırlatmak, sözleşme hükümlerine uyulması halinde bir sorun yaşanmayacağını belirtmektir. Yine konuyu muhasebeciniz, mali müşaviriniz varsa avukatınızla da irdeleyerek cari hesap sözleşmesini kullanmanız ve inceliklerini öğrenmeniz gerekir. Unutmayın hayatı kişiler değil, sistemler yönetir. Kişiler sistemi uygularlarsa yeterlidir. Bazen yazılı olan bir cümlelik beyanın sağladığı faydayı, yüz kişi sağlayamaz. Onun için ileride zarar görmemeniz için cari hesap çalışma sistemini incelemenizi ve iyice öğrenmenizi öneririz. Sorunsuz, bol kazançlı günler dileğiyle…

Bu Haber 3351 Defa Okunmuştur...
Bu Yazı İçin Yapılan Yorumlar
TÜM YORUMLAR
Topam 0 Yorum Yapılmıştır...

 

 

BU YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
Şirket yöneticilerine maaş
DEĞER VERMEK
NEDEN ANONİM ŞİRKET?
Poğaça, Kdv Oranları Ve Vergi Bilinci
Yönetimde muhasebenin önemi
Şirket ort. bilgi alma hakkı
CARİ HESAP
KARARSIZLIK
PAYLAŞMAK
GİTMEK
Maliyetsiz Satın Alma Gücü: Nezaket
GÜLMEK
5N 1K
HOŞGÖRÜ
KAPI
YALAN
ÖFKE
DÜŞÜNMEK
DOSTLUK
SUÇLAMAK
Tel : 0 342 220 49 00 ( 3 hat ) Fax : 0 342 220 50 71
Degirmiçem Mahallesi 14 Nolu Sokak No : 8 Kat : 4 / 12 27090 GAZIANTEP e-mail : info@firatymm.com
 
Bu Site Cemrenet İnternet Hizmetleri Tarafından Yapılmıştir.